DOĞANTEPE KÖYÜ
  DUT
 


23.05.2008 dutlar eşme köyünde olmaya başlamıştır Dut, dutgil (Moraceae) familyasından Morus cinsini oluşturan ağaç türlerine verilen ad. Vatanı çin’dir. 15 m'ye kadar boylanır. Gövde silindirik, dik ve kalın; kabuk çatlaklı ve gri-kahve renklidir. yaprakları saplı, iki sıra üzerine dizilmiş, tabanı yuvarlak veya kalp şeklinde, üst yüzü koyu, alt yüzü ise daha açık yeşil renklidir. Kenarları dişlidir. Çiçekler, bir evcekli olup yaprakların koltuğunda ve saplı durumlar halinde bulunur. Dut ağacının yaprağı ipek böceği çok sevdiği yiyeceklerdendir. Kara dut (Morus nigra ), dutgiller (Moraceae) familyasından 10-13 metreye kadar boylanabilen, Asya kıtasına özgü bir dut türü Yapraklar 10-20 cm uzunluğunda ve 6-10 cm genişliğinde, alt yüzeyi tüylü, üst yüzeyi pürüzlü ve kısa sert tüylüdür. Yenebilen meyveleri koyu mor ya da hemen hemen kara renkli, olgunlaşınca 2-3 cm uzunluğunda çok sayıda bileşik meyveden oluşur.
DÜNYA DUT YEMEYİ KEŞFEDİYOR Özellikle ipek yapımı ile Çinliler tarafından tüm dünyaya yayılan dutun meyvesi, yapraklarının faydaları saymakla bitmiyor.18 Mart 2007 Pazar 13:16SAFURE CANTÜRK ANKARA - Özellikle ipek yapımı ile Çinliler tarafından tüm dünyaya yayılan dutun meyvesi, yapraklarının faydaları saymakla bitmiyor. Bilim adamlarının araştırmalarında dutun kanserden kolesterole kadar bir çok hastalığa iyi geldiği ortaya çıkarken, aynı zamanda ağacının da tenis raketi, sörf tahtası bot gibi spor ekipmanlarında kullanıyor. Türkiye'de yaygın olarak ipekböcekçiliği üretimi ile yetiştirilen dut dünya tarafından da keşfedilmeye başladı. İHA muhabirinin dut ile ilgili internetten yaptığı araştırmaya göre, dutun faydaları saymakla bitmiyor. Üzüm, dut ve yerfıstığında kanseri önleyen bir madde bulunduğunu açıklayan İngiltere'deki Montfort Üniversitesi uzmanlarından Gerry Potter, "Bu yiyeceklerde bulunan 'resveratrol' isimli molokülün pek çok ürünün bozulmasına yol açan mantarlara karşı savaştığını biliyorduk ama son yapılan araştırmalarda, bu maddenin vücutta kanser hücrelerini hedef alarak onları tahrip eden, kanser karşıtı bir unsura dönüştüğünü saptadık" diyor. Japon araştırmacılar ise beyaz dut yapraklarının extrelerinde bir seri biyolojik olarak aktif bileşenler tespit etti. Bu bileşenler, hücre paslanmasını önleyici, antioksidan ve damar sertleşmesini engelleyici ve damarlarda kolesterolden zengin plakların oluşumunu baskılayıcı etkiye sahip olukları ortaya çıktı. Japonlar bu etkilerin sevindirici olduğunu ama dut yapraklarının bundan daha fazlasına da sahip olduklarını iddia ediyor. Japon uzmanlar, dut yaprakların aynı zamanda yüksek kan şekeri seviyelerini düşüren bileşiklere sahip olduğunu ileri sürüyor. Yapraklar bu etkilerini, bağırsaklarda maltoz, laktoz, sakroz gibi çifte şekerleri parçalayarak onları bağırsaktan emilebilen glikoz, fruktoz, galaktoz gibi tekil şekerlere dönüştüren enzimleri baskılamak suretiyle gösteriyorlar. Böylece şekerler bağırsaktan emilemediği için kandaki seviye de yükselmiyor. Ayrıca dut yapraklarından yapılan çayların beden ve zihin gevşetici, rahatlatıcı olarak kullanıldığı ,meyvesinden de şarap, jöle, reçel, pekmez hatta turşuya kadar çeşitli ürünler elde edilebileceği belirtiliyor. Hindistan'daki bir grup besin araştırmacısı ise dut yaprağının iyi bir gıda kaynağı olabileceğini ileri sürerek, bu yönde çalışma yaptı. Çalışmalarına göre, dut yaprağı tozu ile buğday ununun bir bölü dörtlük karışımının, Hint mutfağında kahvaltı ve akşam yemeğinde yaygın olarak tüketilen "paratha"nın yapımında kullanmayı öneriliyor. Çünkü vejeteryan hint diyeti, özellikle tahıl ağırlıklı ve protein bakımında epeyce zengin, meyve ve sebze bakımından da çok zayıf kalıyor. Bu yüzden yüksek besleyiciliği olan, toksik olmayan ve ucuz dut yaprakları açlığa karşı güçlü bir çıkar yol olarak görülüyor. Dutun, meyve olarak faydaları kadar ağacı da birçok alanda kullanıyor. Dut ağacının tahtasının sert, dayanıklı ve sıkı zerreli olduğu için özellikle tenis raketi, sörf tahtası ve bot gibi spor ekipmanı yapımında kullanıyor. Ayrıca tepesi kesilerek yuvarlaklaştırıldığı için gövdesi direk olarak kullanılabilir. Öte yandan, dut ağacından beslenen zararlı böcek olmadığı için herhangi bir tarım ilacı da kullanılmıyor. Bu nedenle dut dünyanın en ekolojik ürünlerinden biri olarak sayılıyor. İŞTE DUT'UN BİTMEYEN FAYDALARI Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği biliniyor. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü etkiye sahip. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu biliniyor. İşte dutun diğer faydaları: "- Beyaz dut yaprakları idrar söktürür, vücutta biriken suyu boşaltır. - Aç karnına yenen beyaz dut barsak solucanlarını döker. - Dutun taze yaprakları ile derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamalar durur. - Ne şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcıdır. - Sabah aç karnına yenir ve üzerine su içilirse bağırsakların çalışması temin edilir. - Beyaz dutun 15-20 gram yaprağı 3 su bardağı ile kaynatılırsa iyi bir idrar söktürücü olduğu görülür. Bu terkip aynı zamanda ateş de düşürür. - İştah artırır, enerji verir. - Kalsiyum , demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin. - Kara dut şurubu ya da kara dutun yaprak ve kabuklarının kaynatılması ile elde edilen sıvı ağız ve boğaz antisepsisinde, diş eti iltihaplarında kullanılır." DUT KANSERİ ÖNLÜYOR Bilim adamlarının araştırmalarında dutun kanserden kolesterole kadar bir çok hastalığa iyi geldiği ortaya çıktı.08 Haziran 2007 Cuma 10:40Bilim adamlarının araştırmalarında dutun kanserden kolesterole kadar bir çok hastalığa iyi geldiği ortaya çıkarken, aynı zamanda ağacının da tenis raketi, sörf tahtası bot gibi spor ekipmanlarında kullanıyor. Türkiye'de yaygın olarak ipekböcekçiliği üretimi ile yetiştirilen dut dünya tarafından da keşfedilmeye başladı. Üzüm, dut ve yerfıstığında kanseri önleyen bir madde bulunduğunu açıklayan İngiltere'deki Montfort Üniversitesi uzmanlarından Gerry Potter, “Bu yiyeceklerde bulunan 'resveratrol' isimli molokülün pek çok ürünün bozulmasına yol açan mantarlara karşı savaştığını biliyorduk ama son yapılan araştırmalarda, bu maddenin vücutta kanser hücrelerini hedef alarak onları tahrip eden, kanser karşıtı bir unsura dönüştüğünü saptadık” diyor. Japon araştırmacılar ise beyaz dut yapraklarının extrelerinde bir seri biyolojik olarak aktif bileşenler tespit etti. Bu bileşenler, hücre paslanmasını önleyici, antioksidan ve damar sertleşmesini engelleyici ve damarlarda kolesterolden zengin plakların oluşumunu baskılayıcı etkiye sahip olukları ortaya çıktı. Ak, kara ve kırmızı ya da mor renkli meyvelerini mayıs ayından temmuz başlarına kadar severek yediğimiz Dut ağaçları, Dutgiller'in örnek bitkileridir. 10-15 m. kadar boylanabilen akdut (M. alba), Çin kökenli; 3-15 m. boylanabilen karadut (M. nigra), Iran kökenli ve 15-20 m. boylanabilen kırmızı ya da mordut (M. rubra), Kuzey Amerika kökenlidir. Aslında 12 ayrı türü olan dut ağacının, yukarıda saydığımız üç önemli örneği Türkiye'de bol bol yetiştirilmektedir. Dut ağaçları, çoğunlukla yapraklarını döken bitkilerdendir. Dikine uzayan gövdesi, sık dalları ve almaşık dizili yeşil renkli yaprakları olur. Gövdesi koyu renkli ve çatlaklı yapıda kabukla örtülüdür. İlkbaharda açan ikievcikli yeşil renkli çiçekleri, yaz başına doğru olgunlaşarak ağacın türüne göre renklenen tatlı ya da ekşi, sulu ve lezzetli bileşik meyvelerini verir. Akdut tazeyken yenildiği gibi kurutularak, pekmezi ve pestili yapılarak da tüketilir. Karadulun tazesi ve kurusu yenildiği gibi pek şifalı şurubu yapılarak içilir. Kırmızı ya da mordut, tazeyken yenilir. Akdutun yaprakları ipekböceklerine yedirilir. Genelde dut ağacının odunu, müzik aletleri ile bazı ev eşyalarının yapımında kullanılmaktadır. BESİN DEĞERLERİ 100 gr. taze dut meyvesinin içerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 93 kalori: 0,9 gr. protein; 19.8 gr. karbonhidrat; 1,1 gr. yağ; 0,9 gr. lif; 60 mgr. kalsiyum; 1.1 mgr. demir; 0,05 mgr. B1 vitamini; 0,07 mgr. B2 vitamini; 0,2 mgr. B3 vitamini ve 17 mgr. C vitamini. SAĞLIĞIMIZA YARARLARI Yukarıda sayılan önemli besin değerlerinin yanı sıra; o Akdutun yaprakları ateş düşürücü ve idrar söktürücüdür: Bu etkileri sağlamak için taze dut yaprakları ya da havadar ve gölge yerde kurutulmuş dut yapraklarından iki tatlı kaşığı alınır. Üzerine bir bardak kaynar su dökülerek 15-20 dakika demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyondan günde 2-3 kez birer bardak içilir. o Karaduttan yapılan şurup, ağız ve boğaz hastalıklarına, özellikle çocuklarda sıkça görülen pamukçuğa iyi gelir: Bunun için hafif sulandırılan karadut şurubuyla derin derin gargara yapılır. o Karadut ağacının kökü ya da kök kabuğu müşkil etkisi gösterir, tenya düşürücü olarak da kullanılır: Bu etkileri sağlamak üzere, ağacın kök ya da kök kabukları suyun içinde kaynatılır. Elde edilen dekoksiyondan günde iki kez birer bardak içilir. o Karadut'un yaprakları kaynatılıp suyu içildiğinde şeker hastalarına iyi geldiği ısrarla savunulmaktadır. AĞACININ ÜRETİLMESİ Dut ağaçları, tohumuyla (yani olmuş bir dut meyvesinin) toprağa ekilmesiyle üretilebilir. Ancak, dut bitkisi heterojen olduğundan, elde edilen fidan ebeveyn bitkiye kesinlikle benzemez. Bu nedenle dut meyvesinden elde edilen çöğürlerin istenilen ağaç çeşitlerine farklı yöntemlerden biriyle aşılanması, amaçlanan sonucu elde etmemizi sağlar. Bizim için en doğrusu, inanılır ve güvenilir fidan üreticisinden, profesyonelce uğraş sonucu üretilmiş, çeşidi belli ve sağlıklı fidanları alıp sonbaharda ya da ilkbaharda bahçemize, dutun türüne göre 2,5-5 m. aralıklarla dikmektir.
AĞACININ YETİŞTİRİLMESİ İklim isteği: Dut, ılıman sıcak bölgelerin bitkisidir. Yetiştirildiği yerde hava sıcaklığının mayıstan eylül ayına kadar 13 derecenin altına düşmemesi gerekir. Türkiye'nin pek çok yeri bu sıcaklık ortalamasına uygun olduğu için ülkemizin meyve ağacı yetiştirilen hemen her yerinde dut ağacı da yetiştirilebilir. Ayrıca dut ağacının yetiştirildiği yer bol güneşli olmalıdır. Toprak isteği: Dut ağacı, en iyi tınlı, kumlu-tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. Toprağın pH değeri 6,5-7 olmalıdır. Ama, dut ağacının dikildiği yerde, taban suyu toprak yüzeyine yakın olmamalıdır. Sulama: Dut ağaçları, toprağı nemli olduğu sürece iyi gelişir ve ürün verimi artar. Yaz mevsiminde, sıcak ve kurak dönemlerde ağaca iyi gelen toprak nemini korumak üzere ağaçlara sulama yapılması gerekir. Bu şekilde dut ağaçlarının ürün verimi P kadar artırılabilir. Ancak dut ağaçlarına verilecek su tuzlu olmamalıdır. Gübreleme: Dut ağaçlarının iyi gelişmesi ve ürün veriminin artırılması için azotlu, fosfatlı ve potaslı fenni kompoze gübrelerin verilmesi gerekir. Bu öğelerden biri eksik verilirse istenen gelişme ve verim artışı sağlanamaz. Gübreleme için bahçemizde yapılacak yaprak ve toprak analizlerine göre verilecek gübre değerleri saptanır. Gübreler ilkbahar, yaz ve sonbaharda üç kezde verileceğinden, üçe bölünür ve buna göre ağaçlara gübreleme yapılır. Budama: Bahçemize dikilen dut fidanları gelişmeye başlayınca şekil budamaları, ürün vermeye başladıklarında da ürün budamaları yapılmaya başlanır. Ağaçların gelişimi ve ürün vermesi bakımından budamanın doğru yapılması büyük önem taşıdığından, uygulamanın dut ağaçlarını iyi tanıyan kişiler tarafından gerçekleştirilmesi yerinde olur. Hasat (Derim): Dut ağaçları, meyveleri olgunlaştığında altına temiz bir örtü yayılarak ve ağaç dalları sallanıp meyveleri düşürülerek hasat edilir. Dut ağaçlarına, hasat uygulamasında kesinlikle sopalarla vurulmamalı ve dallarına zarar verilmemelidir. Hastalık ve zararlılarıyla mücadele: Dut ağaçlarına dadanacak zararlı ve hastalıklarla, uzmanlara danışılarak ve uygun tarım koruma ilaçları kullanılarak zamanında, eksiksiz ve aksatılmadan mücadele sürdürülmelidir.

 
 
 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=